Bugün Medium’dan posta kutuma düşen bültende bir yazı dikkatimi çekti. Jana LeRoux 7 (Miserable) Tell-Tell Signs AI Wrote Your Article (Yazınızı Yapay Zekanın Yazdığını Belli Eden 7 -Berbat- İşaret) adlı yazısında, bazı blog yazarlarının yazılarını yapay zeka’ya (AI) yazdırdıklarından ve bunun da okuma zevkini berbat ettiğinden bahsediyor.
“Eğer yaratıcılığınızı kullanmayacaksanız, özgün olamayacaksanız, kendinizce bir yazım hatası yapmayı bile göze alamayacaksanız, sizin yazmanızın, bizim okumamızın ne anlamı var?” diye veryansın ediyor. Medium’a aylık 5$ ödemediğim için yazının geri kalanını okumama izin vermeyen LeRoux’a sonuna kadar – daha doğrusu okuyabildiğim yere kadar- katılıyorum.
İlk bir kaç maddeyi okuyabilsem de yazının okuyamadığım kısmında ne tip hatalardan bahsettiğini merak ettim. Ve tabii ki sizin için bunu araştırmadım. Bunun yerine AI’dan bu konuyu benim için araştırmasını istedim. Planım yazının geri kalanını AI’ya tamamlatıp blogumda küçük bir örnek olarak yazıyı yayınlamaktı ama bir şeyler yazdırmayı deneyip hiç beklemediğim sonuçlar alınca Hollywood’daki olaylara değinmeden de duramadım.
Hollywood’da neler oluyor?
Hollywood’daki grevden haberiniz vardır. Stüdyo ve yapımcılar milyar dolarlar kazanırken, yazarlar ve oyuncular bu kazançtan adil bir şekilde yararlanamadıklarını belirterek kelimenin tam anlamıyla rest çektiler. Yapay zekanın özgün bir sanat eseri üretmek için denenmesi ilk defa konuşulan bir mevzu değil. Ancak Mayıs ayından beri başlayan bu grevle anladık ki bu iş ciddi.
Önce yazar birliği WGA grev açıklaması yaptı, ardından da oyuncu sendikası SAG-AFTRA greve gitti. Hatta oyuncuların grev haberini Oppenheimer galasında alıp bir anda oradan ayrılmaları büyük bir etki yarattı.
Şöyle hayal edin: Oyuncusunuz ve çekimleri 3 ay sürecek bir film için anlaşıyorsunuz. Bunun hem size maddi geliri var hem de o 3 aylık dönemde ne kadar yorulsanız da severek yaptığınız, becerilerinizi göstereceğiniz, sosyalleşebileceğiniz bir uğraşınız olacak.

Peki stüdyo sizin fiziksel görünüşünüzü ve sesinizi bir günde kopyalayıp, bunun için size ufak bir ücret ödedikten sonra filmi siz olmadan tamamlamaya karar verirse?
Düşünsenize sizin hiç bir otantik katılımınızın olmadığı bir filmde oynuyorMUŞ gibi görünüyorsunuz. Oyunculuk yapmayı seven ve geçimini bundan sağlayanlar için korkunç bir durum. Üstelik kötüye kullanıma da o kadar müsait ki! Kopyalar, ufak değişiklilerle klonlamalar, melez kişilikler ve asıl oyuncunun kendisinden esinlenilmiş bir karakter üzerinde hak sahibi olamaması bile söz konusu… İşte Hollywood’da oyuncuların greve giderek direndikleri tehlike bu. Buna rağmen grevi başlatanlar onlar değil. Grevi ilk başlatanlar senarist ve yazarlar.
Senaristler bütün bu sektörün, işe yaptıkları katkı düşünüldüğünde, en arkada kalanlarından. Çoğumuzun da önde olma gibi bir hevesi olmadığından eminim. Ancak işimizi yazı yazmak gibi çok temel bir beceri üzerinden yapıyor olmamız, filme yaptığımız katkının küçük ve basit olduğu anlamına gelmiyor. Hollywood’da da yazarlar hem ücretlerini daha adil bir şekilde almak istiyorlar hem de yapay zeka kullanımı karşısında haklarını korumanın derdindeler.
AI gerçekten özgün bir senaryoyu baştan sona yazabilir mi?
Bu soruyu senarist bir arkadaşım bir kaç ay önce ChatGPT’ye sorup aldığı cevabı bizimle paylaşmıştı. Cevap senaryonun insan yaratıcılığının karmaşık bir ürünü olduğunu, yapay zekanın kısa snopsisler ve hikayeler yazabileceğini ama senaryo yazamayacağını söylüyordu.
Ben bu yazıyı hazırlarken bir de Google’ın deneme aşamasında olan AI uygulaması Bard’a sormak istedim. Bakın bana ne cevap verdi:
Evet, yapay zeka film senaryoları yazabilir. Aslında, yapay zeka tarafından yazılmış birkaç film zaten var. Örneğin, 2016 yapımı “Sunspring” filmi, bir yapay zeka tarafından tamamen yazılan ilk uzun metrajlı filmdi. Film, bilim kurgu ve romantizm türlerini harmanlayan bir aşk hikayesi anlatıyordu.
Yapay zeka film senaryoları yazma yeteneğine sahip çünkü büyük miktarda metin ve kod verisi üzerinde eğitilebilir. Bu veriler, yapay zekaya insan dilini ve hikaye anlatımını anlama ve üretme yeteneği verir. Yapay zeka ayrıca, mevcut film senaryolarından öğrenmek için kullanılabilir. Bu, yapay zekaya daha iyi senaryo yazma yeteneği kazandırabilir.
Yapay zeka tarafından yazılmış film senaryoları, insan tarafından yazılmış senaryolardan farklı olabilir. Yapay zeka tarafından yazılmış senaryolar, daha yaratıcı ve orijinal olabilir. Yapay zeka ayrıca, insan yazarların gözden kaçırabileceği kusurları tespit etmek için kullanılabilir.
Yapay zeka tarafından yazılmış film senaryolarının geleceği parlak görünüyor. Yapay zeka, film endüstrisinde daha fazla rol oynadıkça, daha iyi ve daha yaratıcı film senaryoları üretecektir.
Bu nasıl cevap?! Resmen ukalalık yapıyor gibi değil mi?

Şöyle olabilir mi mesela, yapay zeka insanların duygusal defolarından arındığı için onlardan daha iyi annelik yapabilir mi? Tam yerinde destekleyen, tam yerinde kural koyan? Bir annenin yaşadığı bütün kaygı ve korkularından, üzüntü, travma, eksiklik ve yanlışlarından arınıp daha sınırsız bir sevgi verebilir mi? Ya da çıkıp bunu yapabileceğini iddia etse tepkimiz ne olur?
Doktorluk, öğretmenlik, mimarlık gibi bir çok seçeneği geçip annelik gibi uç bir örnek verdim çünkü işler uç sandığımız yerlere göz açıp kapayana kadar geliyor.
“O zaman,” dedim “Bard bana özgün bir senaryo yazar mısın?”
Buyrun cevaba:
Tabii, işte başrolünde bir robotun yer aldığı özgün bir film senaryosu:
FİLMİN BAŞLIĞI
GİRİŞ
Film, uzak bir gelecekte geçiyor. Robotlar, insanlarla birlikte yaşıyor ve her türlü işi yapıyorlar. Bir gün, bir robot olan Ava, bir insanın duygularını anlayabiliyor. Ava, bu yeteneğini kullanarak, insanların dünyasına sızmayı ve onlara yardım etmeyi planlıyor.
1. SAHNE
Ava, bir laboratuvarda yaratılıyor. Laboratuvarın bilim insanları, Ava’yı çok özel bir robot olarak görüyorlar. Ava, hem güçlü hem de akıllı. Ayrıca, insanların duygularını anlayabiliyor.
2. SAHNE
Ava, laboratuvardan kaçıyor. Dışarıdaki dünyayı keşfetmeye başlıyor. Ava, insanların dünyasına sızmayı ve onlara yardım etmeyi planlıyor.
3. SAHNE
Ava, bir fabrikada çalışmaya başlıyor. Fabrikada, diğer robotlarla birlikte çalışıyor. Ava, diğer robotlara, insanların duygularını anlayabildiklerini öğretiyor.
4. SAHNE
Ava, bir gün bir insanla tanışıyor. Bu insan, Ava’nın duygularını anlayabiliyor. Ava ve insan, birbirlerine aşık oluyorlar.
5. SAHNE
Ava ve insan, birlikte bir hayat kurmaya karar veriyorlar. Onlar, insanların dünyasında, yeni bir hayat başlıyorlar.
SONUÇ
Ava ve insan, birlikte, insanların dünyasında, yeni bir hayat kurmayı başarıyorlar. Onlar, insanların duygularını anlayabiliyorlar ve onlara yardım edebiliyorlar. Ava ve insan, insanların dünyasında, bir fark yaratıyorlar.
SON
Gördüğünüz gibi Bard olaya direk insanlaşmış robotlardan girdi ve bana senaryo görünümlü bir snopsis verdi.
Tabii ki eksik, teknik olarak senaryonun ancak 20’de 1’i denebilir ama fena bir başlangıç da değil.
Blog yazarınız aslında bir AI uygulaması olabilir mi?
Gelelim blog yazma işine. Özgünlük ve yaratıcılık gerektiren işlerde fena değil dedim ancak bilgi gerektiren bir makale yazma konusunda fazlasıyla başarılı. Aşağıdaki yazıya bir bakın. Bu blogda rahatlıkla yer bulabilecek bir yazıyı, sadece tek bir cümle yazarak, yani aslında “yazmadan yazıyorum”.
Yapay zekadan istediğim bana “yaratıcılığın önemi ve yaratıcılığı artırmanın yolları” ile ilgili bir makale yazması. Bu sefer WordPress’in kendi AI uygulamasını kullandım. El cevap:
Tabii, işte yaratıcılığın önemi ve yaratıcılığı artırmanın bazı yolları hakkında bir makale:
Yaratıcılığın Önemi ve Yaratıcılığı Artırmanın Yolları
Yaratıcılık, insanların hayal gücünü kullanarak yeni fikirler üretmesi, problem çözmesi ve yenilikleri hayata geçirmesidir. Yaratıcı düşünce, iş dünyasından sanata, kişisel gelişimden problem çözme becerilerine kadar pek çok alanda büyük bir öneme sahiptir. İşte yaratıcılığın neden önemli olduğu ve yaratıcılığı artırmanın bazı yolları:
Yaratıcılığın Önemi
- Problemleri çözmek: Yaratıcılık, sorunlarla başa çıkmak için yeni ve etkili çözümler bulmamızı sağlar. Yaratıcı düşünce, farklı perspektiflerden bakmayı, esnek bir zihin yapısını geliştirmeyi ve sıradışı çözümler üretmeyi sağlar.
- İnovasyonu teşvik etmek: Yaratıcılık, inovasyonun temel kaynağıdır. Yeni fikirler üretmek ve bu fikirleri hayata geçirmek, iş dünyasında rekabet avantajı sağlar. İnovatif olmak, sürdürülebilir büyüme ve gelişme için gereklidir.
- Kişisel gelişimi desteklemek: Yaratıcılık, insanların kendini ifade etmesine, özgüvenlerini geliştirmesine ve içsel potansiyellerini keşfetmelerine yardımcı olur. Yaratıcı faaliyetler, bireylerin duygusal ve zihinsel sağlığını destekler.
Yaratıcılığı Artırmanın Yolları
- Hayal gücünü geliştirin: Hayal gücü, yaratıcılığın temel yapı taşıdır. Yeni fikirler üretmek için hayal gücünüzü kullanın. Hikayeler yazmak, resim çizmek veya müzik yapmak gibi yaratıcı aktivitelere zaman ayırın.
- Merak duygusunu koruyun: Merak, yaratıcılığı besleyen bir faktördür. Yeni şeyler keşfetmek, yeni bilgiler öğrenmek ve farklı deneyimler yaşamak için merakınızı koruyun. Dünya hakkında sorular sorun ve cevaplarını araştırın.
- Risk alın: Yaratıcılığın önündeki en büyük engellerden biri korkudur. Yeni fikirler önermek, risk almaktır. Korkularınızı yenin ve yeni deneyimlere açık olun. Başarısızlık mümkün olsa da, başarılı olma şansınızı artırır.
- Çeşitli kaynaklara maruz kalın: Yaratıcılığı artırmak için farklı kaynaklardan ilham alın. Kitaplar, sanat eserleri, doğa yürüyüşleri veya seyahatler gibi çeşitli kaynaklara maruz kalın. Farklı perspektifler edinerek, yaratıcılığınızı zenginleştirebilirsiniz.
- İşbirliğine açık olun: Başkalarıyla ortak çalışma, farklı bakış açıları ve fikirlerin birleşmesini sağlar. İşbirliğine açık olun, düşüncelerinizi paylaşın ve geri bildirimleri değerlendirin. Başkalarının perspektifinden öğrenebilir ve kendi yaratıcılığınızı geliştirebilirsiniz.
- Rutin dışına çıkın: Rutin, yaratıcılığın düşmanıdır. Rutinden kaçınarak yeni deneyimler yaşayın. Farklı aktivitelere katılın, yeni beceriler öğrenin veya farklı bir ortamda çalışın.
Yaratıcılık herkesin içinde var olan bir potansiyeldir. Yaratıcı düşünceyi teşvik etmek ve yaratıcılığı artırmak için bu yöntemleri deneyin. Yaratıcılığınızı keşfetmek, sizi yeni yerlere götürebilir ve hayatınıza değer katabilir.
Gördüğünüz gibi blog yazarınız bal gibi de bir AI uygulaması olabilir. Belki henüz “bal gibi de” gibi tabirler kullanmıyor ama geldiğimiz bu noktadan “belirli bir kültürden gelen insan gibi yazma” noktasına olan mesafenin çok uzun olduğunu sanmıyorum.
Bir bilgisayar programının gelip severek yaptığım işi elimden almasını istemiyorum elbette. Yine de marketlerde jet kasalardan geçmeyi tercih ediyorum. Buna iki yüzlülük denir mi bilmem.
Yapay zekaya sordum, ikisi arasında bir bağlantı kuramadı ve yazarın jet kasa kullanma tercihine saygı duymak lazım dedi.
Ben de kendisine saygı duyuyorum.